BAKIYOR MUSUN YOKSA GÖRÜYOR MUSUN?

Gözlerim hep aynı şeyleri görüyor sandım hayatımın çok büyük bir kısmında. Ah ne büyük aptallıkmış gördüklerimin hep aynı şeyler olduğunu düşünmek. Ben kendimi hiç yenilemediğim ve hep aynı şeyleri görmenin mutluluk olduğunu düşündüğüm için değişmemiş görüdklerim. Ne büyük zaman kaybı. Yeni fark ediyorum gördğüm bir şeyi ikinci kez görme şansım hayatım boyunca hiç olmamış. Aynı nefesi bile ikinci kez alamamışım. Ama hep inkar etmişim bunları, korkmuşum hayatın sürekli aktığını kabul etmekten.

 

Zaman zaman şikayetçi olsamda hayatın durağanlığından, sürekli aktığını kabul etmek daha bir ağır gelmiş. Çünkü alıştıklarımdan vazgeçmek fikri beynimi içten içe esir almış ben farkında olmadan. Hayatın sürekli hareket halinde olması benim hep gerisinde kalmam demek çünkü. Biz bir yer edinmeyi ve hep orada kalmayı alışkanlık haline getirmişiz. İş; devlete sırtını daya salla başını al maaşını. Aş, ülkenin bir kısmı etcildir bir kısmı otcul yemekler sabit yiyenler sabit. Tatil planlarımız bile sabittir tatile dahi hep aynı yere gideriz her sene. Yeni insanlar yeni kültürler tanımak gelmez işimize.

 

Biz babamızdan böyle gördük kültürünü yirmibirinci yüzyılda dahi atamadık üzerimizden. Nasıl alışmışsak öyle yaşamaya devam etmek istiyoruz. Kıramadık putları, altın buzağılara taparak mutlu olmaya çalışıyoruz hala. Mutluluk sevmektir sevmek yenilenmek dünyayla beraber dönmektir. Dünya dönerken biz durmakta inat ettiğimiz için severken geç kalıyoruz. Sevdiklerimiz bile sabit. Sevilecek şeyler listemiz var. Ne kadar da saçma. Eşimzi severiz sevgilimizi anne babaya borçluyuz listeye onlarıda alalım. Aa çocukları da ekleyelim onlar ileride bize bakacaklar, bak birkaç arkadaşta olsun olur ya lazım olurlar.

 

Ismarlama aşk yaşıyoruz daha ötesi var mı??? Sarışın olsun esmer olsun artık çalışan kadın moda evimin kadını çocuklarımın anası out çünkü para lazım efendim ben getireyim o yesin yok öyle yağma. Yakışıklı olsun parası olsun arabası olsun bir de evi ha birde ana babası mümkün olduğunca uzaksa işte beyaz atlı prensim. İşte sevgi kalıbımız. Ne hoş değil mi????

 

Hayata geç kalmamız bundan işte. Birileri bize ne düşüneceğimizi ve nasıl yaşayacağımızı söylüyor biz de aynen uyguluyoruz. Niye ? çünkü modaya uyuyoruz… moda gardrop yenile der yenileriz, koltuk takımları perdeler, kimi zaman ev kimi zaman herkes araba yeniler. Ama zihniyetimizi sabitler moda her nedense… ve durup düşünmeyiz sebep? Herkes aynı dşünür aynı yer aynı yerleri gezer ve bunun adını farklı bir şeyler yapmak koyduğu için “moda” farklı bir şeyler yapıyoruz zannederiz… işte bu kadar boşalmış içimiz.

 

Farklı bir şeyler yapmak mı istiyorsunuz? İşe düşünerek başlayın. Bir düşünün sevgi nedir? Yaşamak nedir? Mutluluk nedir?  Eşya değiştirerek amaçsız gezerek saçma sapan programlardaki saçma saan insanları taklit ederek onların yediğini yemekle ve onların giydiğini giymekle gelir mi mutluluk??

 

Siz eğer bir anne iseniz ve camın önüne yuva yapan güvercinin yuvasını bozabiliyorsanız annedir yavrularına  acı onu da acıtır diye düşünmeden, bir babaysanız ve köpek yavrularını zehirliyorsanız onlarında ana kuzusu olduğunu düşünemeden ve ya benim çocuklarıma da diyemiyorsanız, anne babasını seven bir evlatsanız ve ulu bir çınarı sadece dükkan tabelanızı kapattığı için kestirebiliyorsanız anne babanızı kaybettiğinizde yaşayacaklarınızı o ağacı yuva edinmiş kuş börtü böcek yaşabilir diye düşünemiyorsanız….

Yaşıyorum demeyiniz. Dünya döndükçe siz duracaksınız ve biz döndüğünü hissedenlerin midesi hep bulanacak. Bizi tutacak belki hayat ama sizi sonsuza kadar bırakacak…

~ tarafından yasamcafe Haziran 14, 2009.

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
Follow

Get every new post delivered to your Inbox.